Orhan Ölmez'den Unutulmaz Bir Konser!

  • demo-image

Geçtiğimiz hafta sonu İstanbul’da konser veren Orhan Ölmez sevenleriyle buluştu. “Ya Olmasaydın” şarkısıyla sosyal medyada fırtınalar estiren Orhan Ölmez, İstanbul’da yapacağı konser öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bir muhabirin “Türkü söyleyen birinin böyle bir şarkı yapması bizleri ve dinleyenleri şaşırttı” sözlerine Orhan Ölmez “Ben şarkı söylemeyi müzik yapmayı seviyorum arkadaşlar. Elimize Bağlama aldığımızda türkücü gitar aldığımızda da popçu mu oluyoruz? Klarnet çalmaya başladım o zaman ne olacağız yada neci olacağız? Şarkı söyleyiş tarzımızı sadeleştirirsek mi popçu oluyoruz ? Ayrıca pop müzik terimi popüler kelimesinden türetilmişse bu ülkede popüler olan müzikler ne ? Işın Karaca bomba bir arabesk albüm yapmış. Popçu mu ? Arabeskçimi? Bu durumda Kibariye ve Işın Karaca aynı kategoride mi? Bu kategorileri kim oluşturuyor? Yıldız Tilbe sizce popçu mu? Sıla sizce popçu mu? Hepsi başarılı isimler,tarif edilen popçuluk standartlarına ne kadar uyuyorlar? Sırf etrafında popüler isimler olduğu için mi Popçular. Şarkılarını dinleyin çoğu damar. Ben Su misali, Damla Damla şarkılarını yaptım bana En İyi Fantezi dalında ödül verdiler. Beni Kategorize etmeyin benimle oynamayın. Orhan Gencbay,geçmişte bazı şarkılarında hint çalgısı Sitar kullanmış şimdi büyük ustaya En İyi Hint Müziği dalında mı değerlendirilecek ? Benim Kategorim Müzik arkadaşlar bunun içinde pop ta var, türküde var, jazz da var, Latin de var, arabesk te var her şey var.” dedi. Orhan Ölmez konserinde yoğun istek üzerine üç kez “Ya Olmasaydın” şarkısını okudu.

http://www.kralmuzik.com.tr/kral-tv/haberler/orhan-olmezden-unutulmaz-bir-konser

BENİM KATEGORİM MÜZİK…

  • demo-image
  • demo-image

Geçtiğimiz hafta sonu İstanbul’da konser veren Orhan Ölmez sevenleriyle buluştu. “Ya Olmasaydın” şarkısıyla sosyal medyada fırtınalar estiren Orhan Ölmez, İstanbul’da yapacağı konser öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bir muhabirin “Türkü söyleyen birinin böyle bir şarkı yapması bizleri ve dinleyenleri şaşırttı” sözlerine Orhan Ölmez “Ben şarkı söylemeyi müzik yapmayı seviyorum arkadaşlar. Elimize Bağlama aldığımızda türkücü gitar aldığımızda da popçu mu oluyoruz? Klarnet çalmaya başladım o zaman ne olacağız yada neci olacağız? Şarkı söyleyiş tarzımızı sadeleştirirsek mi popçu oluyoruz ? Ayrıca pop müzik terimi popüler kelimesinden türetilmişse bu ülkede popüler olan müzikler ne ? Işın Karaca bomba bir arabesk albüm yapmış. Popçu mu ? Arabeskçimi? Bu durumda Kibariye ve Işın Karaca aynı kategoride mi? Bu kategorileri kim oluşturuyor? Yıldız Tilbe sizce popçu mu? Sıla sizce popçu mu? Hepsi başarılı isimler,tarif edilen popçuluk standartlarına ne kadar uyuyorlar? Sırf etrafında popüler isimler olduğu için mi Popçular. Şarkılarını dinleyin çoğu damar. Ben Su misali, Damla Damla şarkılarını yaptım bana En İyi Fantezi dalında ödül verdiler. Beni Kategorize etmeyin benimle oynamayın. Orhan Gencbay,geçmişte bazı şarkılarında hint çalgısı Sitar kullanmış şimdi büyük ustaya En İyi Hint Müziği dalında mı değerlendirilecek ? Benim Kategorim Müzik arkadaşlar bunun içinde pop ta var, türküde var, jazz da var, Latin de var, arabesk te var her şey var.” dedi.

Kendimi müziğin Al Pacino'su gibi hissediyorum

  • demo-image

Müzisyenlerin kategorize edilmesine karşı çıkan ve kendine has bir tarz oluşturduğunu söyleyen Orhan Ölmez: Müziğime bir isim takmak gerekmiyor. Mesela Al Pacino hangi rolü oynarsa oynasın, özündeki tavır ve tarz değişmez. Ben de kendimi müziğin Al Pacino'su gibi hissetmeye başladım Orhan Ölmez, geçtiğimiz yıl çıkardığı 'Orhan Ölmez Türkü' isimli albümüyle farklı bir mücadeleye girdi. Albümün kapağında bir elinde gitar, diğerinde bağlama ile poz veren Ölmez, şarkıcıların kategorize edilmemesi gerektiğini söylüyor. Ünlü müzisyen, hazırlıklarına başladığı yeni albümde de dinleyiciyi şaşırtacak parçalar yapacağını ifade etti. Ölmez, GÜNAYDIN'a konuştu... Yeni bir albüm hazırlıyorsunuz. Bir önceki albümünüzde farklı tarzlarda şarkılar okumuştunuz. Bu kez bizi ne bekliyor? Açıkcası ben de hiç bilmiyorum. Yeni besteleri toparlıyorum. İnsanları biraz şaşırtacağım bir albüm olacak. İçimde bir dolmuşluk var. Albümü dinleyenler, 'Orhan Ölmez pop mu söylemiş, yoksa R&B alt yapılar mı kullanmış?' diyebilir. Yapıyorum ama buna ne ad takmam lazım bilmiyorum. ÇOCUKLUK HAYALİM GERÇEKLEŞTİ Geçtiğimiz Ağustos'ta çıkardığınız 'Orhan Ölmez Türkü' adlı albümünüzün ilginç bir kapağı vardı. Dinleyicilerinizin sizi bir kalıba sokmaması için mi çabalıyorsunuz? En son albüm olarak sunduğum çalışma, 22 eserden oluşuyordu. Parçalardan biri de enstrümantaldi. Fanstastik bir şeyler denedik. Türkü formunda olduğu için, kıstasımız türkülerdi. Bu albümümü yaparken çetrefilli bir yola girdiğimi hissettim. Bu albüm benim için, tatlı bir savaşa girmek gibi bir durumdu. Standartlaştırılmaya çalışılacaktım. Bunu yadırgamıyorum; benim beklediğim bir şey olduğu için önüme bir tür savaşçı figürü koydum. Kapakta; bir elimde bağlama, bir elimde gitar vardı. O kapak çocukluk hayalimin gerçekleşmesi anlamına geliyordu. Sizi bir müzik tarzıyla bağdaştırmak istediklerini mi söylüyorsunuz? Bir dönem, garip bir şekilde fantezi müzik standartlarında değerlendirildim. Bunun üzerine yapışması, bir müzisyen için iyi bir şey değil. Oyuncular için bir rolün üzerinize yapışması gibi... Benim müzikteki duruşuma baktığınızda, nev-i şahsına münhasır bir tarz olduğunu görürsünüz. Sahnede alaturka da, Türk sanat müziği de, Türk halk müziği eserleri de okuyorum. Rock gruplarında elektro gitar da çaldım. Haliyle bunların bende oluşturduğu bir birikim söz konusu. İlk zamanlar beste yaparken, 'Ben ne yapacağım?' diye düşündüm. Kendimi daha doğru anlatmak istiyordum. Sonra önemli olanın 'Ben müzik yapıyorum' demek olduğuna inandım. Önyargılı mı yaklaşılıyordu size? Orhan Ölmez'in albümü söz konusu olduğunda, sanki ille de belli sınırlar içinde değerlendirilmesi gerekiyor gibi bir önyargı vardı. 'Söz-müzik Orhan Ölmez' denildiğinde, farklı bakış açıları oluşabiliyor. Söz ve müziğin benim olduğunu söylemesem, belki de şarkıları daha net ve tarafsız, objektif bir şekilde değerlendirirler. Öyle olsa, şarkılarımın daha farklı yerlere gideceğine eminim. SİSTEM 'SEN ŞURADA DUR' DİYOR Bu durumu nasıl kırdınız peki? Şimdi bunu yıkmaya başladık. Farklı tatlarda şarkılar söyleye söyleye, 'Bu insan müzik yapıyor, gitarı alınca popçu, bağlamayı alınca türkücü oluyor' demeye başladılar. Şimdi amatör olarak klarnet de çalıyorum. Artık bana ne diyecekler merak ediyorum. (Gülüyor) Kendi tarzınızı oluşturmakta ve kabul ettirmekte zorlandınız mı? Kendime has bir tarzım oluştu. Ne tür bir iş yaparsam yapayım, kendi tadımda bir iş ortaya çıktığını fark ettik. Benden Türk sanat müziği de duyabilirler ama bunda yine kişisel bir tat olur. Kendine has şarkılar yazıp söylüyorum. Buna bir ad takmak zorunda mıyız bilmiyorum. Geleneğe saygılı bir duruş sergilerken, bir yandan da üretim aşamasında bağımsız davranmak istiyorum. Şarkıcıların çıkış yaptığı tarzdaki parçalar, onların üzerine mi yapışıyor? 'Ben şunu yapmak istiyorum' demenize rağmen 'Senin koltuğun belli, sen şurada dur' diyen bir sistem var. Aslında benim türkü albümüm, bu anlamda güzel bir cevap oldu. Bir oyuncunun sürekli komedi oynaması gibi; şarkıcılar da kategorize ediliyor. Siz de bir yerden sonra 'Ben de şunu yapayım' demeye başlıyorsunuz. Aynı tarzdaki ödüller, kategorize edilip raflara dizilen albümler; garip bir kısır döngü oluşturuyor. Mesela üstad Orhan Gencebay, bir dönem 'Ben denemeler yapıyorum ama insanlar buna bir isim takmaya çalışıyor' demişti. Ben de öyle hissetmeye başladım. POPÜLER DÜNYANIN KAPILARI AÇIK Yeni çıkan şarkıcılar bu konuda kaygı duyuyor mu? Bazı kapıları rahat açıyorlar ama bazı kapılarda, standarda uymadıkları zaman zorlanabiliyorlar. Sektöre yeni girenler, 'Ben de şu isim gibi bir şeyler yaparsam, aynı etkiyi yaratırım' diye düşünüyor. Siz girdiğiniz bu mücadeleden nasıl çıktınız? Son iki-üç yıldır manevi olarak daha iyi hissediyorum kendimi. Her şeyi kendi tadımda yapıyorum. Daha çok kabul gördüğümü görüyorum. İnsanların 'Bu adamın bir tarzı var ve biz bunu sevdik' dediğini hissediyorum. Kategorize edilmemek beni çok mutlu ediyor. Belli tarzda müzikler yapmaya zorlanmadığım için mutluyum. Bir oyuncunun 'Bana artık her karakter teklif ediliyor' demesi gibi bir şey yaşıyorum. Bu konuda en belirgin örnek Al Pacino'dur. O hangi rolü oynarsa oynasın, özündeki tavır değişmez. Ben de kendimi müziğin Al Pacino'su gibi hissetmeye başladım. Kendi adıma türlere ve tarzlara takılmadan müzik yaptığım için mutluyum. Popüler camiada kapılar bana açık. Ama diğer taraftan, müziklerini icra edecek sahne bulamayan insanlar var. Toplumun çoğunluğunun hoşlandığı müzikleri yapmıyorlar, azınlık olarak kalıyorlar. 'ORHAN ÖLMEZ ARABESKİ' DİYE BİR ŞEY ÇIKTI Belli kalıplara sokulmaya çalışılan şarkıcılar hakkında ne diyeceksiniz? Kendimi bu aralar bir şeylerle savaşıyor gibi hissettim. Tarzlara uyum sağlayanlar, sıradan kalıyor. Yaptıklarıyla tarz yaratanları, tarih daha çok hatırlar. Bir duruş oluşturmuşum ki, 'Biz bunu Orhan Ölmez gibi yapalım' diyorlar. Orhan Ölmez arabeski ve popu gibi bir şey çıkmıştı bir dönem. Egomu okşayan bir şeydi bu. Bir tat oluşturmuşum ama insanlar buna ad takamamış. Ben kısa vadede mutluluğun peşinde olsam, piyasaya uyum sağlarım. İnsanlar ne istiyorsa onu vermenin peşinde koşabilirim. Fakat ben kendi tarzını oluşturan sanatçıların, uzun vadede daha mutlu olduğunu gördüm. Bana geçenlerde bir ödül töreninde, 'Sizi hangi kategoride değerlendireceğimizi bilmiyoruz' deyip genel anlamda Müzik Adamı Ödülü verdiler.

http://www.sabah.com.tr/magazin/2015/04/11/kendimi-muzigin-al-pacinosu-gibi-hissediyorum

Orhan Ölmez: Müziğime bir isim takmak gerekmiyor

  • demo-image

Müzisyenlerin kategorize edilmesine karşı çıkan ve kendine has bir tarz oluşturduğunu söyleyen Orhan Ölmez: Müziğime bir isim takmak gerekmiyor. Mesela Al Pacino hangi rolü oynarsa oynasın, özündeki tavır ve tarz değişmez. Ben de kendimi müziğin Al Pacino’su gibi hissetmeye başladım Orhan Ölmez, geçtiğimiz yıl çıkardığı ‘Orhan Ölmez Türkü’ isimli albümüyle farklı bir mücadeleye girdi. Albümün kapağında bir elinde gitar, diğerinde bağlama ile poz veren Ölmez, şarkıcıların kategorize edilmemesi gerektiğini söylüyor. Ünlü müzisyen, hazırlıklarına başladığı yeni albümde de dinleyiciyi şaşırtacak parçalar yapacağını ifade etti. Ölmez, GÜNAYDIN’a konuştu… Yeni bir albüm hazırlıyorsunuz. Bir önceki albümünüzde farklı tarzlarda şarkılar okumuştunuz. Bu kez bizi ne bekliyor? Açıkcası ben de hiç bilmiyorum. Yeni besteleri toparlıyorum. İnsanları biraz şaşırtacağım bir albüm olacak. İçimde bir dolmuşluk var. Albümü dinleyenler, ‘Orhan Ölmez pop mu söylemiş, yoksa R&B alt yapılar mı kullanmış?’ diyebilir. Yapıyorum ama buna ne ad takmam lazım bilmiyorum. ÇOCUKLUK HAYALİM GERÇEKLEŞTİ Geçtiğimiz Ağustos’ta çıkardığınız ‘Orhan Ölmez Türkü’ adlı albümünüzün ilginç bir kapağı vardı. Dinleyicilerinizin sizi bir kalıba sokmaması için mi çabalıyorsunuz? En son albüm olarak sunduğum çalışma, 22 eserden oluşuyordu. Parçalardan biri de enstrümantaldi. Fanstastik bir şeyler denedik. Türkü formunda olduğu için, kıstasımız türkülerdi. Bu albümümü yaparken çetrefilli bir yola girdiğimi hissettim. Bu albüm benim için, tatlı bir savaşa girmek gibi bir durumdu. Standartlaştırılmaya çalışılacaktım. Bunu yadırgamıyorum; benim beklediğim bir şey olduğu için önüme bir tür savaşçı figürü koydum. Kapakta; bir elimde bağlama, bir elimde gitar vardı. O kapak çocukluk hayalimin gerçekleşmesi anlamına geliyordu. Sizi bir müzik tarzıyla bağdaştırmak istediklerini mi söylüyorsunuz? Bir dönem, garip bir şekilde fantezi müzik standartlarında değerlendirildim. Bunun üzerine yapışması, bir müzisyen için iyi bir şey değil. Oyuncular için bir rolün üzerinize yapışması gibi… Benim müzikteki duruşuma baktığınızda, nev-i şahsına münhasır bir tarz olduğunu görürsünüz. Sahnede alaturka da, Türk sanat müziği de, Türk halk müziği eserleri de okuyorum. Rock gruplarında elektro gitar da çaldım. Haliyle bunların bende oluşturduğu bir birikim söz konusu. İlk zamanlar beste yaparken, ‘Ben ne yapacağım?’ diye düşündüm. Kendimi daha doğru anlatmak istiyordum. Sonra önemli olanın ‘Ben müzik yapıyorum’ demek olduğuna inandım. Önyargılı mı yaklaşılıyordu size? Orhan Ölmez’in albümü söz konusu olduğunda, sanki ille de belli sınırlar içinde değerlendirilmesi gerekiyor gibi bir önyargı vardı. ‘Söz-müzik Orhan Ölmez’ denildiğinde, farklı bakış açıları oluşabiliyor. Söz ve müziğin benim olduğunu söylemesem, belki de şarkıları daha net ve tarafsız, objektif bir şekilde değerlendirirler. Öyle olsa, şarkılarımın daha farklı yerlere gideceğine eminim. SİSTEM ‘SEN ŞURADA DUR’ DİYOR Bu durumu nasıl kırdınız peki? Şimdi bunu yıkmaya başladık. Farklı tatlarda şarkılar söyleye söyleye, ‘Bu insan müzik yapıyor, gitarı alınca popçu, bağlamayı alınca türkücü oluyor’ demeye başladılar. Şimdi amatör olarak klarnet de çalıyorum. Artık bana ne diyecekler merak ediyorum. (Gülüyor) Kendi tarzınızı oluşturmakta ve kabul ettirmekte zorlandınız mı? Kendime has bir tarzım oluştu. Ne tür bir iş yaparsam yapayım, kendi tadımda bir iş ortaya çıktığını fark ettik. Benden Türk sanat müziği de duyabilirler ama bunda yine kişisel bir tat olur. Kendine has şarkılar yazıp söylüyorum. Buna bir ad takmak zorunda mıyız bilmiyorum. Geleneğe saygılı bir duruş sergilerken, bir yandan da üretim aşamasında bağımsız davranmak istiyorum. Şarkıcıların çıkış yaptığı tarzdaki parçalar, onların üzerine mi yapışıyor? ‘Ben şunu yapmak istiyorum’ demenize rağmen ‘Senin koltuğun belli, sen şurada dur’ diyen bir sistem var. Aslında benim türkü albümüm, bu anlamda güzel bir cevap oldu. Bir oyuncunun sürekli komedi oynaması gibi; şarkıcılar da kategorize ediliyor. Siz de bir yerden sonra ‘Ben de şunu yapayım’ demeye başlıyorsunuz. Aynı tarzdaki ödüller, kategorize edilip raflara dizilen albümler; garip bir kısır döngü oluşturuyor. Mesela üstad Orhan Gencebay, bir dönem ‘Ben denemeler yapıyorum ama insanlar buna bir isim takmaya çalışıyor’ demişti. Ben de öyle hissetmeye başladım. POPÜLER DÜNYANIN KAPILARI AÇIK Yeni çıkan şarkıcılar bu konuda kaygı duyuyor mu? Bazı kapıları rahat açıyorlar ama bazı kapılarda, standarda uymadıkları zaman zorlanabiliyorlar. Sektöre yeni girenler, ‘Ben de şu isim gibi bir şeyler yaparsam, aynı etkiyi yaratırım’ diye düşünüyor. Siz girdiğiniz bu mücadeleden nasıl çıktınız? Son iki-üç yıldır manevi olarak daha iyi hissediyorum kendimi. Her şeyi kendi tadımda yapıyorum. Daha çok kabul gördüğümü görüyorum. İnsanların ‘Bu adamın bir tarzı var ve biz bunu sevdik’ dediğini hissediyorum. Kategorize edilmemek beni çok mutlu ediyor. Belli tarzda müzikler yapmaya zorlanmadığım için mutluyum. Bir oyuncunun ‘Bana artık her karakter teklif ediliyor’ demesi gibi bir şey yaşıyorum. Bu konuda en belirgin örnek Al Pacino’dur. O hangi rolü oynarsa oynasın, özündeki tavır değişmez. Ben de kendimi müziğin Al Pacino’su gibi hissetmeye başladım. Kendi adıma türlere ve tarzlara takılmadan müzik yaptığım için mutluyum. Popüler camiada kapılar bana açık. Ama diğer taraftan, müziklerini icra edecek sahne bulamayan insanlar var. Toplumun çoğunluğunun hoşlandığı müzikleri yapmıyorlar, azınlık olarak kalıyorlar. ‘ORHAN ÖLMEZ ARABESKİ’ DİYE BİR ŞEY ÇIKTI Belli kalıplara sokulmaya çalışılan şarkıcılar hakkında ne diyeceksiniz? Kendimi bu aralar bir şeylerle savaşıyor gibi hissettim. Tarzlara uyum sağlayanlar, sıradan kalıyor. Yaptıklarıyla tarz yaratanları, tarih daha çok hatırlar. Bir duruş oluşturmuşum ki, ‘Biz bunu Orhan Ölmez gibi yapalım’ diyorlar. Orhan Ölmez arabeski ve popu gibi bir şey çıkmıştı bir dönem. Egomu okşayan bir şeydi bu. Bir tat oluşturmuşum ama insanlar buna ad takamamış. Ben kısa vadede mutluluğun peşinde olsam, piyasaya uyum sağlarım. İnsanlar ne istiyorsa onu vermenin peşinde koşabilirim. Fakat ben kendi tarzını oluşturan sanatçıların, uzun vadede daha mutlu olduğunu gördüm. Bana geçenlerde bir ödül töreninde, ‘Sizi hangi kategoride değerlendireceğimizi bilmiyoruz’ deyip genel anlamda Müzik Adamı Ödülü verdiler. Sabah

"Bir yanım geleneğe saygılı diğer yanım ise bağımsız"

  • demo-image

ORHAN ÖLMEZ: Benden Türk sanat müziği de duyabilirler, türkü de... Ama hepsinde kişisel bir tat olur. Kendine has şarkılar yazıp söylüyorum. Geleneğe saygılı bir duruş sergilerken, bir yandan da üretim aşamasında bağımsız davranmak istiyorum Orhan Ölmez, geçtiğimiz yıl çıkardığı 'Orhan Ölmez Türkü' isimli albümüyle farklı bir mücadeleye girdi. Albümün kapağında bir elinde gitar, diğerinde bağlama ile poz veren Ölmez, şarkıcıların kategorize edilmemesi gerektiğini söylüyor. Ünlü müzisyen, hazırlıklarına başladığı yeni albümde de dinleyiciyi şaşırtacak parçalar yapacağını ifade etti. YENİ BESTELER VAR - Yeni bir albüm hazırlıyorsunuz. Bir önceki albümünüzde farklı tarzlarda şarkılar okumuştunuz. Bu kez bizi ne bekliyor? Açıkcası ben de hiç bilmiyorum. Yeni besteleri toparlıyorum. İnsanları biraz şaşırtacağım bir albüm olacak. İçimde bir dolmuşluk var. Albümü dinleyenler, 'Orhan Ölmez pop mu söylemiş, yoksa R&B alt yapılar mı kullanmış?' diyebilir. Yapıyorum ama buna ne ad takmam lazım bilmiyorum. - Geçtiğimiz Ağustos'ta çıkardığınız 'Orhan Ölmez Türkü' adlı albümünüzün ilginç bir kapağı vardı. Dinleyicilerinizin sizi bir kalıba sokmaması için mi çabalıyorsunuz? En son albüm olarak sunduğum çalışma, 22 eserden oluşuyordu. Parçalardan biri de enstrümantaldi. Fanstastik bir şeyler denedik. Türkü formunda olduğu için, kıstasımız türkülerdi. Bu albümümü yaparken çetrefilli bir yola girdiğimi hissettim. Bu albüm benim için, tatlı bir savaşa girmek gibi bir durumdu. Standartlaştırılmaya çalışılacaktım. Bunu yadırgamıyorum; benim beklediğim bir şey olduğu için önüme bir tür savaşçı figürü koydum. Kapakta; bir elimde bağlama, bir elimde gitar vardı. O kapak çocukluk hayalimin gerçekleşmesi anlamına geliyordu. TARZIM ŞAHSIMA ÖZEL - Sizi bir müzik tarzıyla bağdaştırmak istediklerini mi söylüyorsunuz? Bir dönem, garip bir şekilde fantezi müzik standartlarında değerlendirildim. Bunun üzerine yapışması, bir müzisyen için iyi bir şey değil. Oyuncular için bir rolün üzerinize yapışması gibi... Benim müzikteki duruşuma baktığınızda, nev-i şahsına münhasır bir tarz olduğunu görürsünüz. Sahnede alaturka da Türk sanat müziği de Türk halk müziği eserleri de okuyorum. Rock gruplarında elektro gitar da çaldım. Haliyle bunların bende oluşturduğu bir birikim söz konusu. İlk zamanlar beste yaparken, 'Ben ne yapacağım?' diye düşündüm. Kendimi daha doğru anlatmak istiyordum. Sonra önemli olanın 'Ben müzik yapıyorum' demek olduğuna inandım. - Önyargılı mı yaklaşılıyordu size? Orhan Ölmez'in albümü söz konusu olduğunda, sanki ille de belli sınırlar içinde değerlendirilmesi gerekiyor gibi bir önyargı vardı. 'Söz-müzik Orhan Ölmez' denildiğinde, farklı bakış açıları oluşabiliyor. Söz ve müziğin benim olduğunu söylemesem, belki de şarkıları daha net ve tarafsız, objektif bir şekilde değerlendirirler. Öyle olsa, şarkılarımın daha farklı yerlere gideceğine eminim. KALIPLARI YIKIYORUM - Bu durumu nasıl kırdınız peki? Şimdi bunu yıkmaya başladık. Farklı tatlarda şarkılar söyleye söyleye, 'Bu insan müzik yapıyor, gitarı alınca popçu, bağlamayı alınca türkücü oluyor' demeye başladılar. Şimdi amatör olarak klarnet de çalıyorum. Artık bana ne diyecekler merak ediyorum. - Kendi tarzınızı oluşturmakta ve kabul ettirmekte zorlandınız mı? Kendime has bir tarzım oluştu. Ne tür bir iş yaparsam yapayım, kendi tadımda bir iş ortaya çıktığını fark ettik. Benden Türk sanat müziği de duyabilirler ama bunda yine kişisel bir tat olur. Kendine has şarkılar yazıp söylüyorum. Buna bir ad takmak zorunda mıyız bilmiyorum. Geleneğe saygılı bir duruş sergilerken, bir yandan da üretim aşamasında bağımsız davranmak istiyorum. Sistem sınıflandırıyor - Şarkıcıların çıkış yaptığı tarzdaki parçalar, onların üzerine mi yapışıyor? 'Ben şunu yapmak istiyorum' demenize rağmen 'Senin koltuğun belli, sen şurada dur' diyen bir sistem var. Aslında benim türkü albümüm, bu anlamda güzel bir cevap oldu. Bir oyuncunun sürekli komedi oynaması gibi; şarkıcılar da kategorize ediliyor. Siz de bir yerden sonra 'Ben de şunu yapayım' demeye başlıyorsunuz. Aynı tarzdaki ödüller, kategorize edilip raflara dizilen albümler; garip bir kısır döngü oluşturuyor. Mesela üstad Orhan Gencebay, bir dönem 'Ben denemeler yapıyorum ama insanlar buna bir isim takmaya çalışıyor' demişti. Ben de öyle hissetmeye başladım. - Yeni çıkan şarkıcılar bu konuda kaygı duyuyor mu? Bazı kapıları rahat açıyorlar ama bazı kapılarda, standarda uymadıkları zaman zorlanabiliyorlar. Sektöre yeni girenler, 'Ben de şu isim gibi bir şeyler yaparsam, aynı etkiyi yaratırım' diye düşünüyor.

http://www.yeniasir.com.tr/sarmasik/2015/04/12/bir-yanim-gelenege-saygili-diger-yanim-ise-bagimsiz

Orhan Ölmez'den olay açıklamalar

  • demo-image

İstediğim şarkıyı istediğim tarzda söyleyebilmeliyim ! Tvem ekranlarında her sabah 08.00-10.00 arası ekranlarınıza gelen; Pelin Çini, Erol Köse ve Tayyar Işıksaçan’ın sunduğu “Her Şeyi Konuşalım” programında aşk şarkılarının prensi Orhan Ölmez, bazı mecraların şarkıcıları sınıflandırdığını, bünyelerinde yer vermediğini , kategorize edilmesine ders verir nitelikte bir tepki gösterdi .

http://www.tvemhaber.com/medya-dunyasi/orhan-olmez-den-olay-aciklamalar/13769

Orhan Ölmez Tüm Güncel Haberler

  • demo-image

Tüm Güncel Haberleri Bu Linkten Takip Edebilirsiniz

http://www.haberler.com/orhan-olmez